VEDA #300
Futbolun Dünü yolculuğuna 300. sayısıyla nokta koyuyor.
Merhaba,
300 sayı önce başladığım Futbolun Dünü, bu sabah son kez karşında sevgili arkadaşım.
Bu veda sayısını yazmak için ekranın karşısına oturduğumda bu bülteni ilk yazmaya başladığım dönemi hatırladım. O zaman futbolu seviyordum. Aslında hâlâ seviyorum ama spor medyasını aynı samimiyetle sevdiğimi söyleyemem.
Mesela bir zamanlar her içeriğini çılgınca bir tutkuyla tükettiğim kanalları ve spor medyasındaki onlarca kişiyi takipten çıkalı aylar oldu. Tavşan ve dağ misali diyebilirsin ama konu -en azından benim için- bundan çok daha fazlasıydı.
Son aylarda sektörde, şu anda yargı sürecinde olduğu için hakkında yorum yapamayacağım şeyler yaşadım. Bu sırada spor medyasında kendim için bir alan ve bir fırsat yaratma çabalarım arasında en çok emek verdiğim işlerden biriydi Futbolun Dünü. Bu sayfaları çoğu zaman gözümden uyku akarken doldurdum, her vazgeçmek üzereyken beni okuduğunu bildiğim o bir avuç insan için en iyisini sunmaya çalıştım. Bazen gece yarısı bir haberin peşinde koştum, bazen kimsenin konuşmadığı şeyleri anlatmaya çalıştım. Çünkü gerçekten iyi iş yapan insanların bir gün karşılığını alacağına inandım.
Belki başka bir evrende mümkündür ancak benim evrenimde bu mümkün olmadı.
2021’den beri kıyısında dolaştığım spor medyasını, her hayal kırıklığında biraz daha iyi tanıdım. Türkiye’de medya uzun zamandır emeği değil, görünürlüğü; bilgiyi değil, ilişkileri; sabırlı üretimi değil algoritmayı ödüllendiriyor sevgili arkadaşım. Tüm bunlar olurken de sana “ne kadar güzel yazıyorsun” veya “kalemin çok kuvvetli” diyip arkasına ekliyor “biraz daha dayan”, “mutlaka bir şeyler yaparız”.
Sonrasında mesajlara dönülmemesini zamanla normal karşılamaya başlıyorsun. İnsanların verdiği sözleri unutmasını da. Haftalarca ve aylarca umutla beklemeyi, tekrar yazarken mahcup hissetmeyi, sürekli kendini hatırlatmak zorunda kalmayı…
Ben, yıllarca dayandıktan sonra şu iki noktayı fark ettim sevgili arkadaşım: Birincisi, insan gerçekten bazen “sen harbiden yeteneksizsin be kardeşim!” sözünü duymayı çok istiyor. Çünkü bu, yetenekli olduğunun söylenilmesinden ve sonra hiçbir şey olmamasından daha az canını yakıyor. İkincisi ise bu sektör insanın sadece zamanını değil, karakterini de tüketiyor. Sürekli daha görünür olmaya çalışıyorsun. Daha hızlı, daha gürültülü, daha “etkileşimlik” olmaya. Sonra dönüp kendine bakıyorsun ve neden başladığını hatırlayamıyorsun. İşte Futbolun Dünü, bana her sayıda neden başladığımı hatırlatıyordu.
Bugün, 300 sayı emek verdiğim Futbolun Dünü’nü noktalarken bana hayal kırıklığı ve kırgınlık da eşlik ediyor elbette. Buna karşın uzun süredir kişisel bir başarısızlık hikayesi sandığım şeyin, biraz uzaklaştığımda başka bir manzaraya dönüştüğünü de görebiliyorum. Bazı sistemlerde ne kadar uğraşırsanız uğraşın, sıranın size gelmeyeceğini kabullenmeniz gerekiyor.
İşte şimdi tam o kabulleniş anındayız sevgili arkadaşım. Futbolun Dünü burada bitiyor ve ben uzun süredir görülmek için verdiğim mücadelenin son cümlelerini yazıyorum.
300 sayıdır okuyan, paylaşan, mesaj atan, bir cümlede bile kendi düşüncesini bulan herkese çok teşekkür ediyorum.
300 sayı devam etmemi sağladığı, bana güç verdiği ve hayatımdaki renklerin ve umudumun kaynağı olduğu için, bültenin diğer sahibi Dilara’ma ayrıca minnettarlık duyuyorum. Biliyorum ki birlikte olduğumuz süre zarfında bir şekilde yolunu bulacağız ve hayallerimizi, güneşli bir günde birlikte selamlayacağız. Buna inanıyorsam sebebi o.🍀
Son olarak emin olun bu bültenin en güzel tarafı hiçbir zaman reytingler olmadı, gerçekten birilerinin yazdıklarımı okuyor olduğunu hissettirmesi 300 sayının 300’ünü de iyi ki yaptım dedirtti.
Bu yüzden var ol sevgili arkadaşım.
Belki bir gün tekrar yazarım ama bir süre sadece susmak istiyorum.
Eyvallah.
Alper.
-Son-



Evet, 300 bölümlük bu serüvene tanıklık eden o "bir avuç insan" dan biri olarak buraya bir hatıra bırakma gereği hissediyorum. Çok güzeldi her sabah, bir önceki günün futbol gündemini bir solukta ve seçme şarkılar eşliğinde okumak. Bülteni bitirdikten sonra hep şöyle bir düşünce alıyordu beni: "Keşke aynı bu formatta siyasi gündem bülteni de olsa". Hatta bir adım ileri gidip "Keşke kendi hayatıma dair bir önceki gün yaşananları böyle bir bültenle her sabah bana okutsa Tanrı" (Yaşanılanlara uygun bir de müzik) . Çünkü ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi ancak bir durum. Her şeyi sade ve net bir şekilde anlatıyor, cümleyi lüzumsuz uzatmıyor ve tüm bunları hiçbir kişiye, kesime yanaşmadan yapıyor...
Çoğu zaman adımızı, soyadımızı bir yerlere yazarken bile üşendiğimiz bir dönemde her gün böyle bir bülteni hazırlamanın ne kadar zorlu olabileceğini tahmin ediyorum. Bunu daha da değerli kılanı, hiçbir menfaat gözetmeksizin yapılmasıydı. Seçilen konular, cümleler ve hatta gündeme uygun şarkılar... Hepsini okurken/dinlerken bir özen gösterildiğini hissettiriyordun okuyucuya sevgili Alper.
Yaşadığın süreçle ilgili anlattığın kadarı bile insana ülke gerçekleri konusunda ışık tutuyor. Maalesef bu coğrafya, insanın hayallerini kırmakla kalmıyor; kırdığı parçaları da birleştirilemez hale getiriyor. Tüm kalbimle dilerim ki bundan sonraki yaşantından önceki son hayal kırıklığın olsun.
Çok güzel bir 300 bölüm bıraktın burada. Buram buram emek ve heyecan kokan bu değerli bültenlere ilerde de bakıp kendindeki bu cevherin farkındalığını hiçbir zaman kaybetme. "Kalemin çok kuvvetli, biraz daha dayan" minvalinde değil bu söylediklerim elbette. Kendi hayatınla ilgili en doğu kararı sadece kendin verebilirsin, buna inanıyorum. Bu cevher, çok daha farklı alanlarda, farklı şekillerde senin işine yarayacaktır.
Son olarak, bu güzel yolculuk için çok teşekkür ediyorum. Umarım her şey gönlünce olur.
300 birbirinden şahane sayı için, yorgun olduğunda, tatilde olduğumuzda dinlenmeni iple çekerek “hadi bugün bülten yazma” sözlerimi çektiğin ama çoğu zaman okurlar için benimle pazarlık yaptığın için :) , gece yarılarına kadar haberinden görseline, başlığından fontuna, her cümlene kelimene sonsuz özen gösterip güzel sözcüklerini bizimle buluşturduğun için ve her ne olursa olsun düşsek de kalksak da her zaman sen olduğun için, birlikte hep yeni bir formül yeni bir hayal bulduğumuz için sonsuz teşekkür ederim canımın içi 🍀♥️
300 sayı önce bana bülten fikrini ilk açtığın gün ile bitirme kararını verdiğimiz gün arasında vazgeçişler olduğu gibi tonlarca şahane anı var. Şimdi yeni yollar yeni hayaller yeni umutlar bizi bekliyor ♥️
“Düşler biterse yaratırız…”